Zamana Karşı

Öyle ya, hissediyorum şimdilik
Bak şu elim, şunlar parmaklarım diyorum
Şiirler yazdığım
Elimi uzatıyorum ve bana hayaller kuran
Bir umudu içinde sıcacık tutan
Kalbim burada
Ve bir gövdem var onun yörüngesinde
Dönmekte olan
Düşünceler var, düşler var zihnimde
Bir özgürlük heykeli gibi dimdik duran
Şimdi sen, diyebilir misin ki bana
Sevgilim
Tam da şu andan
Bir saniye sonra ölmeyeceksin
Öyle ya, hepimiz kurtlar sofrasının
Av olmaya direnen çocuklarıyız
Kim bilir hangi kirli çarkın içinde
Kaybolacağız
Kime duyuracağız son sözlerimizi ve ölümümüz
Ölümümüz göz önünde mi olacak
Kim sunacak bize zehirli şarabımızı
Ve kiminle yudumlayacağız
Sevgilim, görüyorsun ya
Zamanımız az
Henüz altındayken masmavi göğün
Durma, sev biraz

Yağmur Akşamı

Yağmur düşüyordu bir şehre deli gibi
Yağmur
Hiç durmayacak gibi
Adam aynadan silüetini aldı
Pardesüsünün üstüne
Yorgun silüetini
Başka bir şeyi yoktu belki
Belki istemedi
Sırtladı yalnızlığı
Yürüdü
Kadın ağlamıştı
Ağlamaktan akıyordu sol gözünün kenarından
Ayrılıklar, hayal kırıklıkları
Hepsini attı içine
Yürüdü
Adam yürüyordu
Sokaklar, caddeler boyunca yürüyordu
Yalnızdı
Sokaklar boyunca
Caddeler boyunca
Gökyüzüne baktı
Kendi kollarını sardı kollarıyla
Isıtamadı
Kadın kaldırım taşlarını sayıyordu teker teker
Her birine birer damla koyuyordu
Ufak ufak
Kör bir kuyu kadar yalnızdı
Gökyüzüne baktı
Kendi kollarını sardı kollarıyla
Isıtamadı
Adam üşüyordu ve çaresizdi
Kadın kadar
Kadın üşüyordu ve çaresizdi
Adam kadar
Bir sokağın iki köşesinde karşılaştılar
İki sokak lambası vardı yollarını aydınlatan
Biri kadının gamzesine düşüyordu
Gözyaşları parlıyordu yürürken
Yan yana geldiler
Göz göze geldiler
İkisi de öylece geçip gitti sonra
Sokağın farklı uçlarına doğru
Adam yalnızdı kadın kadar
Ve kadın da yalnızdı
En az onun kadar

Yarım Dünya

Birbirimizi kandırıyoruz
Ve en çok da ben
Aldanıyorum buna
Kandırıyoruz birbirimizi
Aynı kaldırımdan geçmemiş
Aynı kitapçıda, aynı kitabı
Elimize almamış gibi
Tanımıyor gibiydim mesela
O yanaklarından kuşlar uçuran dizenin
Köşesindeki küçük bir damla
Gözyaşını gördüğümde
Ve bu en iyi ihtimalle
Üzerinde çalışılmamış bir palavraydı
Aynı sokak lambasının altına bırakırken
Gölgelerimizi
Senin ürkek yalnızlığını gördüğümü, örneğin
Sanıyorum kimseye belli etmedim
Ve bazı zamanlar oldu
Ben söyledim, sen görmedin
Sen dokundun ama kokun gelmedi
Takılıp kaldık bir ihtimaller denizinde
Ya bir sokak çocuğunun gözlerinde
Karşılaşırsak diye
Bisikletli bir çocuk taşıdık yüreğimizde
En önemlisi de, içten içe
Hiç inanmadık güneşli bir gün ihtimaline
Ama yine de
Kandırdık birbirimizi
Kandırdık, ve kandırıyoruz birbirimizi
Ve ben, sana yalan söyleyemem, aldanıyorum
Ama inan bana
Ellerimiz uzanıyor da değmiyorsa eğer
Sen ve ben, ikimiz
Şu dünyanın yarısı bile değiliz

Tayfun TATAR

Yorumlar

yorum