Neymiş efendim; Dünya Sanat Günüymüş 15 Nisan. Kutlu olsun! Kapitalizmin bir armağanı daha, mis gibi… 2012’ye kadar da kimsenin aklına gelmemiş nedense. Sanat tarihi için kara bir lekeyi silmişiz gibi, çocuklar gibi şeniz. 2012’den beri kutlanıyor olmasına rağmen kaç kişiye ulaştı, orası da meçhul. Fakat merak ettiğim bir şey var, bütün özel günlerde olduğu gibi Sanat Gününde de hediyeler alacak mıyız? Hayır, alacaksak ne alacağız? Bas bas bağırıyoruz güzel şeyler bir güne sığmasın diye ama neyse. Farkındalıktır diyorum, kendimi avutuyorum. Umarım düşünüldüğü gibi etkinlikler vs. olur da biraz daha sanata yaklaşırız insanlık olarak. Özellikle güzel ülkemin çok ihtiyacı var bu anlamda…

Ben de oturdum dedim ki madem Dünya Sanat Günü, en sevdiğim sanatçıyla ilgili bir yazı yazayım. Armağanım da bu olsun!

Sizi biraz sanat ile hayatın kesiştiğini düşündüğüm bir noktaya çekeceğim bugün. Çocukluğuma derin izler bırakmış eserlerin sahibiyle tanıştıracağım sizi. Biraz da hayat dersi çıkarır mıyız bilemem. Evet, biliyoruz ki herkesin hayatı kendisi için zorludur. Bazı hayatlar ise daha zorludur. Hele de sanatla ilgileniyorsanız. Farklı bakış açısı, diğer insanlardan farklı düşünceler… Klasik işte, bilirsiniz. Sanatçı mı? Kesin garip bir yanı vardır, diyorsunuzdur sizlerde. Bildik sohbetler, bildik tavırlar…

Sanat tarihine biraz bakınca garipsenen ve dışlanan bir sürü sanatçıyla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Tamam kabul. Farklı ve garip gelebilir sanatçılar ama zaten sanat yapan birisinin farklı düşünmesi gerekmez mi? Mesleki deformasyon deyiverin isterseniz. İşte döneminde böyle ilginç görülmüş, biraz da garipsenmiş bir adamı anlatacağım size.

Hayatının sadece dörtte biri kadar bir süre resim yapmış ama sanatı sarsmış birinden bahsedeceğiz. Ayçiçekleri tablosu deyince tanıdık gelmiştir hepinize. Ya da Yatak Odası. Evet! Vincent Willem Van Gogh’tan bahsediyorum. Hani, kulağı kesik olan Ressam…

VanGogh-self-portrait-with_bandaged_earKısaca hayatına değinecek olursak; 1853’de doğmuş 1890’da erkenden hayata veda etmiş Hollandalı ard izlenimci olarak bilinen bir ressamdır kendileri. Ressam olarak hayatına devam etmeden önce gençliğinde sanat simsarlığı firmasında çalışmış, kısa süren bir öğretmenlik deneyimi yaşadıktan sonra Belçika’da bir madenci kasabasında misyoner olmuştur.  Resimle gerçekten iç içe oluşu ise 1880’den sonra başlamıştır. 1890’da öldüğünü düşününce on senelik bir sanat etkinliği… Kısacık sanat hayatına binlerce eskiz, tablo sığdıran kocaman bir dünyası olduğuna inandığım biridir o. Eserleri bugün dünyanın en pahalı eserleri arasında olsa da —ironik olmak zorunda ya hayat— Van Gogh yaşarken bir eseri dışında hiçbir çalışmasını satamamış ve bu işten ekmek yiyememiştir.

Otoportre – Van Gogh (1889)

Resimleri ve sanat anlayışı garipsenmiş, beğenilmemiş hatta delirmiş olduğuna ya da delirecek olduğuna dair yorumlar yapılmıştır.

Şizofreni hastalığı olduğu bilinmekte ve bilinen bu yanıyla da çevresindekileri rahatsız etmekteydi. Bir gece kriz geçirip kulak memesini kesmiştir. Kulağını kestiği söylense de sadece kulağından bir parça kesmiştir. Bunu da aşık olduğu kadına gönderdiği başka bir rivayettir. Garip bulunan, korkulan bir ressam olsa da ardında bıraktığı eserleri yaşadığı o buhranları ve hayata bakış açısını bize kadar ulaştırmayı başarmıştır. Eserlerinin neredeyse hepsi hayat dolu renkler içerse de bazılarında durgunluk ve huzursuzluk seziyorum her baktığımda. Çok da tanımlamaya çalışmadığım bir his bu. Ama bir eseri vardır ki Kargalarla Buğday Tarlası kasveti gördüğümüz tek eseri diyebiliriz. Zaten sonrasında bu tabloyu yaptığı yerde kendisini göğsünden vurur ve birkaç gün sonra hayata veda eder… Tabir-i caizse de kör ölür badem gözlü olur…

Geride bıraktığı eserlerinden bazıları…

Starry_Night_Over_the_Rhone

Rhone civarında Yıldızlı Gece (1888)

van gogh yatak odası

Yatak Odası (1888)

tumblr_lu05791a1H1qhxnezo1_1280

Kargalarla Buğday Tarlası (1890)

Farms near Auvers 1890 Vincent van Gogh 1853-1890 Bequeathed by C. Frank Stoop 1933 http://www.tate.org.uk/art/work/N04713

Auvers Yakınlarında Çiftlikler (1890)

van-gogh-sunflowers-version-04

Ayçiçekleri (1888)

Yorumlar

yorum