fdsfhsfhsdf_994x768“Hoca <pnömoni>ye tutulmuş olsa gerekti. Önce ateşi kontrol altına almak gerekti. Ev halkına biraz çıkıştım. Niye haber vermedikleri için. Hoca’ya biraz gülümsedim, saçını sakalını okşadım. Sonra hemen Hafız’la ilaç kutusunu açtık. Biraz ılık ıhlamurla Hoca’ya bir antibiyotik yutturabildik. Kaymakam’ın bize hazırlattığı ilaç kutusunda aspirinden, kininden, tentürdiyota, penisiline kadar her şeyler vardı. Ben de Ankara’dan gelirken yanımda bazı ilaçlar getirmiştim. Teyzeye antibiyotiklerin nasıl alınacağını anlattım. Sonra hemen mektebe dönerek bir mektup yazdım. Muhtar, gençlerden birini atlandırdı. Onu Polatlı’ya saldık. Eğitim Memuru’nu bulacak, o da Kaymakam’dan bize acele doktor göndermesini isteyecekti. Hoca’ya her halde iğne de yapılmalıydı. Cesaret edemedim…”

Anadolu’nun çorak ve çağdaşlıktan uzakta kalmış bir bölgesinde gönüllü bir köy öğretmeni olan Ekmeksizköy öğretmeninin hatıralarını anlatan kitapta, bu öğretmenin dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızlardan biri olarak nasıl mücadelelere giriştiği, esasında bir kahraman değil, sadece bir insan olduğu okuyucuya verilmeye çalışılmaktadır. Bu sebepledir ki yediden yetmişyediye herkese hitap eden bir kitap olmuştur Toprak Uyanırsa. Raflarınıza buyur ediniz.

Yorumlar

yorum