bd3f29ca02a486e4420fa5f32e9b8bc4_1024x672O kadını tanımıyorum, kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Yalnızca aynı sokağın sakinleri olduğumuzu da öldüğünde öğrendim. Belki her sabah karşılaşıyorduk. Büyük olasılıkla aynı marketten alış veriş yapıyorduk, kasa kuyruğunda art arda beklemiş bile olabiliriz. Çocuğu ya da çocukları var mı, kocasıyla arası nasıl, çalışıyor mu, saçı ne renk, başını örtüyor mu bilmiyorum. O kadının geçtiği kaldırımdan geçmiştim yarım saat önce, üstelik yanımda çocuğum vardı. Kurtulduğuma sevinmedim, hayır. Çünkü katil öldürmeye devam ediyor ve uzun bir süre de devam edeceğe benziyor.

Belki gazetelerde ya da sosyal medyada gördünüz bu haberi. Bir kadın sokakta yürürken kafasına beton düştü. Yanından geçen kamyon beton bloklarla yüklüydü, bloklar ağacın dallarına takıldı, yükün dengesi bozuldu, düştü. Kaldırımda yürüyen kadının başına. Ezildi kadın. Kim böyle öleceğini düşünür ki. Belki çocukları vardı karne alacak. Belki beklediği biri ya da onu bekleyenler. Hayalleri vardı, dertleri vardı. Eve gidip akşam emeği hazırlayacaktı, iftara misafiri vardı belki.

Kamyon şoförü önce kaçtı sonra teslim oldu. Neden kaçtı?Korktu sanırım. Birinin ölümüne sebep olmak taşınması en ağır vicdani yüklerden biri olmalı. Neden teslim oldu?  Belki vicdanının sesini dinledi; belki de patron “git, teslim ol,” dedi. Kim bilir? Kamyonu aşırı yüklediği, gerekli önlemi almadığı için suçlu. Ama sadece o mu ceza alması gereken?

Bu sokakta devam eden beş inşaat var. İş makineleri ve kamyonları kullanan şoförler bir an önce yükünü boşaltıp bir sefere daha yetişmek için birbirleriyle kavga ediyor. Evlerimize girmek de evlerimizden çıkmak da külfet haline geldi. Üstelik boşaltılan evlere dadanan hırsızlar var. Binaların tesisatlarındaki işe yarar parçaları hatta elektrik ve su saatlerini söküp götürüyorlar. Kısaca can ve mal güvenliğimiz yok. Üstelik her gün zehir soluyor, gürültüyle yatıp gürültüyle kalkıyoruz. Kadıköy Belediyesi suçu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne atıyor. O da diğerine. Kim suçlu? Katil kim?

Herkes suçlu, herkes cinayete/cinayetlere ortak… Aman evim yenilensin, değerlensin diyen vatandaştan, belediye başkanına, dört inşaat devam ederken beşincisi için ruhsat veren memura, bir sefer fazla yapmak için acele eden kamyon şoförüne kadar… Vatandaşın ne kabahati var demeyin? Siz de biliyorsunuz, ev bir metrekare daha büyük olsun diye ne pazarlıklar yapıldığını; aman bu furya kaçmasın diye, hasar raporu almak uğruna ne dümenler döndüğünü; İstanbul’daki kum zeminlere yapılmış kağıt gibi evler yerine kaya zemin üzerinde tek bir çatlağı olmadan ayakta kalan binaların neden “kentsel dönüşüm” girdabında yıkıma uğradığını. Vatandaş bu kadar istekli ve hazır olunca dönüp dönüştürmeye, belediye başkanından kamyon şoförüne kadar herkes de ona hizmet etmeye razı elbette. Çünkü her hizmetin bir bedeli var. Ne yazık ki bazen başkaları da ortak oluyor bu bedele, üstelik hayatıyla.

İlk değildi bu kentsel dönüşüm cinayeti, son da olmayacak besbelli. Peki bu ölüm bir şey değiştirir mi? Daha önceki ölümler değiştirmediğine göre bu da değiştirmez. Çünkü en tepedekinden en alttakine kadar hep aynı anlayışla yaşayıp gidiyoruz:

Ölen öldü, kalan sağlar bizimdir.

Yorumlar

yorum