2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde; öğrendiğim zaman çocukluğumu, gençliğimi etkileyen bu iğrenç hadiseyi yine çocukluğumu ve gençliğimi etkileyen 3 güzel insanla hep hatırlamak -unutmamak- istiyorum.

Gazeteler şimdi hatırlar katliamı elbet ama o zamanlar pek de umursamamışlar.

sivas4_320x174

1-Hasret Gültekin(gök)

 

1280x720-VLhMemleketinde yaktılar Hasret Abi’yi. -22 yaşında-

5-6 yaşlarında çalmaya başladığı bağlama onda bir tutku oldu ve Kadıköy Anadolu Lisesi’nde okurken hayatını herkes gibi sürdürmeyeceğine, ömrünü bir şeylere adayacağına karar verdi. Gerçek bir bağlama üstadı oldu gencecik yaşında.

-bir insan ömrünü neye vermeli?-

O kararını çoktan vermişti:

Şairler şiirler yazıyor. Ressamlar resimler yapıyor ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. Peki bütün bunları niçin yapıyoruz? Dünya alışkanlıktan değil de sevgi ve mutluluktan dönsün diye.
 
Yine o:
 
Şu ellerin taşı bana hiç değmez, dostun bir tek gülü yaralar beni.
Yaşamak, martı kanadında rüzgar taşımaktır.
Bir bak şu göğe: umut doludur.
Göklerde kartal gibiydim, kanatlarımdan vuruldum.
 2-Behçet Aysan(leylak)
fft243_mf1244769 
Doktor, psikiyatrist ama her şeyden önce bir şair…
Cemal Süreya’nın en sevdiği birkaç şairdendi hem de.
44 yaşındaydı, 37 arkadaşıyla birlikte hayatını kaybetti. -ölüm herkesi birleştirir-
 
bense, yulaf kokan
dağlı ellerinde
dolaşmak gibi kolaydır
sanırdım yaşamak ve sana kansız
bir gökyüzü
getirirdim
getirebilsem ah,
– avlusunda çocukların
korkmadan oynadığı –
lalelerle
donanmış simli bir gökyüzü.
onu vurdular,
gözümle vurdular onu
-ak- bir zambağa binmiş
gidiyordu
zambak dur, sana da bulaştı kan.
bir gün gelecek bu gün de
bir anı olacak nasılsa
oturduğumuz bu masa
bu kum saati, bu rüzgar, bu eski
komodin
bu kırık
sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk
nasılsa.
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
 
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
 
kozalak yaktım ben de
sessizlikte-
ömrümün kozalaklarını
küllere sınavmış
baştan başa dolaşıp
ağrıyan ormanı.
yağmur dindi sevgilim bak dinle
her şey dindi, acıysa dinmemiş halde.
 
birazdan gün ağaracak
her gece yeni bir düello
her sabah yeni bir ölüm
hepsi bu şiire sığacak.
 
bizim de
bizim de
günlerimiz olacak.
güle değecek
kuşların kanadı
ve kuşlar sırtlarında
gül taşıyacak.
3-Metin Altıok(kuş)
Metin-Altıok-şiirleri1 
“Sevgiden caydığım yerde darıl bana” diye güzel bir iddiası vardı Metin Abi’nin.
Bergama doğumluydu. Üniversiteye kadarki öğrencilik hayatı ise Karşıyaka’da geçmişti.
Soru sormayı severdi Metin Abi, bundan olsa gerek felsefe okumayı tercih etti.
 
Sorular sordum sormamam gereken
Kendime bir kefen biçtim kendi tenimden
 
Okumak onu dayanılmaz şekilde sarstığında kusmak istedi artık öğrendiklerini. -yazdı-
 
Bir yüzük serçe parmağın için,
Bulutsuz bir gecede kayan yıldız izinden.
Bir yüzük yaptım, bir yüzük ki;
Yıllardır dinmeyen ormanların gümbürtüsünden.
 
Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.
 
Bazan oturduğum yerde
Kendi kendime dalıp giderim,
Bulanık geçmişimle.
Genişleyen halkalar çizerim,
Bir düşün uyanık imgesine.Gölünüze taş düşerim.
Sizse hep konuşursunuz
Sığınıp kof sözlere,
Kaçarak kendinizden
Uğuldayan hüznünüzle.
Telâşla geceyi bulursunuz.Gözünüze yaş düşerim.

 
Gördüm yaşarken vadesiz ölümümü,
Ördüm de ilmek ilmek sırtıma giyemedim ömrümü.
Her Temmuz kara kargalar üşüşür yüreklerimize, ince ince koparıp cayır cayır yakarlar. MADIMAK Katliamında kaybettiğimiz güzel insanların anısına…
#unutMADIMAKlımda #2Temmuz1993
 

Yorumlar

yorum