Ömrünü ölümden korkarak ve ölümsüzlüğün formülünü arayarak geçiren bir imparator… 2200 yıldan fazladır yer altında çağrılacağı günü bekleyen bir ordu…

Yedi krallığın savaşı yüzlerce yıldır sürüp gitmektedir. Binlerce insan hayatını kaybederken kalanlar evlerini terk etmek zorunda kalır. Savaşın sonunda insan nüfusu o kadar azalmıştır ki artık üretim bile yapılamaz hale gelir. Nihayetinde savaş, Kumandan Qin Şhi Huang Di ve ordusu tarafından bitirilir; yedi krallık, bu zeki ve acımasız fatih tarafından Çin adında tek bir imparatorlukta birleştirilir. Kendine de “İlk İmparator” unvanını verir. Yaptığı ilk iş de kendisi için dünyanın en büyük piramit mezarlarından birini inşa ettirmek olur. Ayrıca önceki kralların yaptırdığı duvarların da birleştirilerek yükseltilmesini ister. Bu yüksek duvarlara “Çin Seddi” diyoruz bugün. Bununla da kalmaz ve tarihte daha önce hiç bir imparatorun yapmadığı bir şeyi yapar.  İnsan boyutlarında, kilden yapılmış 8000 savaşçı askerin mezarına yerleştirilmesini emreder. Ölümden sonra kendisini koruyacak ölümsüz bir ordu.

Yıl Milattan Önce 221. Yaklaşık 1000 zanaatkâr ve çırağı savaşçı heykellerin yapımına başlamıştır. Üstelik bu orduyu bitirmek için önlerinde 10 yıl gibi kısa bir süre vardır. Daha önce hiçbir Çinli sanatçının yapmadığı bir şeydir bu. Ancak başarısız olmanın hayatlarına mâl olacağını da bilirler. Heykellerin yaratılması için yıllarca süren çalışmanın yanında üstün bir hayal gücü de gerekmektedir. Çünkü 8000 savaşçının hiçbiri diğerine benzemez ve gerçek birer insan görünümündedirler. M.Ö. 210 yılında İlk İmparatorun ölmesiyle birlikte ordusu da sonsuza kadar gömülür ve gözlerden uzak tutulur.

Ta ki 1974 yılına kadar.  Çin’in Xi’an(Şian) kenti yakınlarında, kuyu açmak için toprağı kazan bir grup çiftçi, toprağın derinlerinde kilden heykel parçaları bulurlar. Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan binlerce askerle doldurulmuş bir mezarlıktır ve İlk İmparator’un mezarından sadece birkaç kilometre uzaklıktadır. Binlerce piyade, general,  okçu ve süvariden oluşan ordu ilk başta renkli olmalarına rağmen havayla temas ettikten sonra, zamanla renkleri kaybolup gider. Günümüzde Terracotta Askerleri  (Toprak askerler) olarak bilinen bu ordu, zanaatkârlar tarafından hangi yöntemlerle yapıldığı bilinse de, hâlâ gün ışığına çıkarılmamış sırları da saklamaktadır.  İlk İmparatorun mezarı ve Terracotta Ordusu 1987 yılından bu yana Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmektedir.

 

[/vc_column_text]

[/vc_column][/vc_row]

Yorumlar

yorum