“Katık etmek” diye bir söz vardır. Kısaca insanın temel gıdasının ekmek olması anlamına gelir.

Kişinin bu beslenme biçimini benimseme, maruz veya zorunda kalma süreçleri aşağıdaki gibi gelişir;

Zeytini tek lokmada bitirince ailenin diğer fertleri tarafından sadece bakışlarla baskı altında hissetmenize, sadece o bakışlarla suçlu hissetmenize ve yaptığınızın büyük bir yanlış olduğunu anlamanıza yeterlidir. Kötü bir durum, otorite, baskı gibi görünse de, konuşmadan anlaşabilen insanlar çok rastlanılmayan bir durumdur. İnsan ilişkilerinde bir üst seviyedir. Yakın, içten ve belki de hayatınızın geri kalanında bir daha yakalayamayacağınız bir ilişki düzeyidir bu aslına bakarsanız. Tüm bu uygulama herhangi bir yiyecek için de kullanılabilir. Ekmek hariç. Onu istediğiniz kadar hatta patlayana kadar yeseniz de kimsenin gıkı çıkmaz.

Bunu abartıp yufka ekmeği arası pazar ekmeği yiyenlerin de olduğu efsaneler vardır halk arasında.

Sonraki yiyeceğiniz zeytinleri artık en az üç seferde bitirmeye başlarsınız. Bir süre sonra da aynısını başkası yaparsa aynı bakışları atmaya başlarsınız ister istemez. Ama bunu yapan sizden yaşça büyük biriyse bu söz konusu değildir.

Eskiden okul sonrası ve tatillerde gönderilen sanayi ortamı vardı. Okumazsa ortada kalmasın. Eskilerin tabiri ile altın bir bileziği olsun, ekmeğini eline alsın. Orası öyle bir yer ki bilmeyenlere kelimelerle anlatmak imkansıza yakındır.

Küfrün samimiyet belirtisi olduğu, etmeyenin yadırgandığı, hanım evladı diye nitelendirildiği, elinize sümkürüp duvara sürseniz kimsenin umurunda dahi olmayacağı bir yer. Gaz çıkarmak bile nefes almak kadar doğal bir eylem olarak görülür.

En yakın karşı cins 15 km ötededir. Belki bütün bunların tek açıklaması budur.

Bir kere daha kadınlar iyi ki var.

Kişi başı bir tane yumurta ve buçuk ekmek düşecek şekilde menemen sofrası… Nasıl bir savaş! Ve çatal kaşık yok. Varın gerisini siz düşünün.

Açlığın kol gezdiği yerlerden biri daha, üniversite…

Bütün öğünler, makarna, yumurta, patates ve ekmek dörtlüsünün farklı kombinasyonlarından oluşur.

Başından tüm bunlar geçen bir bünye sonrasında nasıl ekmeksiz doyar? Ofiste bilgisayar başına koyarsanız bu insanı, ne yiyerek doyacak sorarım sizlere? Kahve-püsküt, kurabiye mi?

Hayır. Eskisinin aksine cebinde para olmasına rağmen o evden yapıp getirilen ekmek araları doyuracak tabii ki.

Nasıl sağlıklı beslensin bu zavallı?

Uyarı: Bu yaşam tarzına, ekonomi vb. nedenlerle yeni başlayan veya başlamak isteyen insanlarda ileri düzey yan etkileri bulunmaktadır. Buna rağmen, gözü karartıp ben yine de başlayacağım diyorsanız yukarıda belirttiğim aşamalardan en az birini başınızdan geçirmiş olmanız tavsiyedir.

 

 

Yorumlar

yorum