maxresdefaultMüziği kalbiyle seven, onun için hayatından vazgeçmeyi bile kabul edecek bir insan hayal edin, işte hayalinizin vücut bulmuş halidir Asım Baba. Sevimli, sempatik, kendine has tarzı olan pozitif biridir. Ancak kafası attığı zaman kimsenin durduramadığı bir deli oluverir. İşte bu çılgın anları da hayatının kırılma noktalarını oluşturuvermiştir.

Çocukluğunun küçük bir kısmını parmakları perdeli geçirmiş. Etrafındaki arkadaşları ona “Ördek” diye seslenip alay ederlermiş. Günlerden bir gün, dört yaşlarında; kafasının tası atmış ve daha fazla bu alaycı tavırlara dayanamayarak, elindeki kola şişesini kırıp parmaklarındaki perdeleri yok etmek için oracıkta kesivermiş. Elindeki ve parmaklarındaki çoğu sinir kopmuş, tahrip olmuş.  İşte o çocuk zaman gelmiş gitarist olmaya karar vermiş. Doktorları ise böyle hayaller kurmamasını söyleyip duruyormuş. Ancak o durmamış günde on iki saat gitar çalarak dünyanın iyi gitaristlerinden biri olmayı başarmış.

Asım Can Gündüz’ün hayatını etkileyen önemli dönüm noktalarından biri de ABD’de yaşarken şanı şöhreti bırakıp Türkiye’ye dönmeye karar vermesi olmuş. Amerika’ dayken annesi ülkenin ünlü isimlerine el yapımı gece kıyafetleri diken sayılı terzilerden biriymiş, babası ise ülkenin en iyi aşçılarındanmış. Sevgilisi ise ünlü oyuncu Farrah Fawcett’miş. Kendisi elektro gitardaki tazıyla Jimi Hendrix ‘e benzetilen sayılı gitaristlerden biri olarak gösteriliyormuş. Yani anlayacağımız şu ki maddi ve manevi olarak zirvedeymiş orada.

Asım Can Gündüz’ün Amerika’da sahip olduğu ortamı ve havayı daha iyi anlatabilmek için bir röportajında anlattığı bir hikayesini sizlere aktarmak istiyorum.

Bir gün Jimmy Hendrix’in stüdyosuna gittik. Frank Zappa oradaydı. O zamanlar da çok içerdim, kafam da çok iyi “Frank abi nasılsın?” deyip sarıldım. Ermeni olduğunu öğrenince, “Ben de Türk’üm” deyip bir daha sarıldım. Adam şaşırdı. “Türk’sün ve Ermeni’yim deyince sarılıyorsun” demişti. “Ermeniler bizim bir numaralı dostumuzdur, sen bakma el âlemin söylediğine” deyip gitarımı hediye ettim. Almak istemeyince, kafam da iyi ya “Almazsan darılırım” diyorum. Sonra yürüyemeyecek halde olduğum için beni arabaya bindirip evime yolladılar.Ertesi gün uyandım, gitarım yok. Aradım polisi, “Gitarımı çaldılar” diyorum. O esnada kapı açıldı, bir adam girdi içeri, tanıyorum ama çıkaramıyorum.Dün akşam tanıştık stüdyoda” deyip gitarı vermişti. Frank Zappa, Jimmy’nin kullandığı gitarlardan birini hediye etmiş meğer. Şimdi o gitarın sapı benim oğlumun gitarında. 

Ancak Asım Babamız rahat durur mu hiç, bir gün yine atmış kafası ve ver elini Türkiye. Ülkeye geldikten kısa bir süre sonra televizyon ve radyo programları yapmaya başlamış Gündüz. Ne var ki yapım şirketlerinden parasını alamayınca ne mi olmuş tabii ki sinir katsayısı birden on katına kadar yükselivermiş ve otogara gidip Ege’ye gitmeye karar vermiş. Neresini olduğunu umursamadan ilk otobüse atlamış ve kendini Marmaris’te buluvermiş. On altı senedir orada yaşıyor Asım Can Gündüz. İkisi Dağıstanlı, ikisi Kolombiyalı dört üvey oğlu varmış. Öz oğlu Evren Can ise kendisi gibi müzisyen. Marmaris’te müzikten sonra en çok ilgilendiği şey sportif balıkçılık olmuş. Hatta Animal Planet adlı kanala Of The Hook isminde bir belgesel bile çekmiş.

Asım Can Gündüz ve Heavy Sky grubunun Ankara’da verdiği konserin görüntülerini ve orada yapılan röportajları içeren belgeseli gelin hep beraber izleyelim.

Bonus: Asım Can Gündüz ( Awesome John) ve Michael Angelo’nun beraber gerçekleştirdiği bu şova da bir bakalım ne dersiniz?

 

Yorumlar

yorum