Aslında şarkıyı dinlemeden önce Athena daha doğrusu “yeni Athena” yı yani eskilerin ”mücadeleci” bugünlerin ”sessizleri”ni duyunca ön yargılı bir yaklaşım içine girmedim değil. Uzun zamandır bildiğiniz üzere, ülkemizde zirve yapan karışıklık, yozlaşmay ve yobazlaşma ile ilgili tek kelime etmiyorlardı. Ancak bu klibi izledikten ve sözlerini okuduktan sonra hiç tereddüt etmeden kalemi elime aldım. Ne yalan söyleyeyim, çok beğendim, taktir ettim. Sezar’ın hakkı Sezar’a yani.

Aslında bir yandan da öfke doluyum kendime, bu dünyaya, bu ülkeye, her şeye… Acaba ne ilgimi çekmiş olabilir ki bu klibi izlerken? Üç tane lgbti’li insanın klipte oynaması mı, onların eğlenceli kişilikleri mi, sonrasında içlerinden birisinin dayak yemesi mi? Neden ilgimi çekti ki bu şarkının sözleri, neden sıradan bir çalışma olamıyor bu tarz konseptler, anlatımlar? Olması gerekenler neden hiç olamıyor bu toplumda? Neden mi olamıyor? Bu konuya hiç girmemeliyim bence, bana sunulan bu beyaz sayfalar yetmez anlatmaya, yazmaya.

Klipte iki bölüm dikaktimi çekti. Başörtülü bacımızın, ablamızın; geceye hazırlanan, eğlenmeye gidecek olan üç güzel insana meyve tabağı getirdiği bölüm ve yanaklarından öptüğü o güzel enstantane. Zamanında “sabah namazına giden bir vatandaşın, meyhaneden dönen bir vatandaşla sokakta karşılaşınca; selamlaşabilmesi, sohbet edebilmesi hayali konuşulurdu ya ülkede. Aklıma bu hayal geldi birden, hiçbir zaman bu topraklarda ulaşamayacağımız hoşgörü ve saygıdan ibaret olan düş… Ama yine de umudumuz devam etmeli tabii orası ayrı.

Çok güzel tiplemeler var klipte, gerçekten başarılı. Sabah din, vatan, millet dersi veren insanların geceleri, bitmek tükenmeyen fantezilerini gerçekleştirmek adına sabah anlattıklarını unutarak; son ses müzikleri ve bol alkollü halleriyle caddelerde tur atan tipler bunlar. Sözümü hiç esirgemeyeceğim, bunlara sadece ben şahit olmuşum da etrafa bok atan bir kişi moduna da sakın sokmayın beni. Her şey açık ve net. Bu gözler bunları çok gördü, ağzımdan yalan çıkmaz. Nasıl da riyakar insanlar haline dönüştüğümüzü görüyorum klibi izlerken. Araba markalarını sembol haline getirerek tasvir edilen tiplemelerin nasıl da her yerde olduğunu görüyorum bir an gerçekleri düşünerek.

Terbiyecisinden fazla terbiye alamamış değişik yaratık türlerindendir bunlar.Tek yapabildikleri ise sürü haline gelerek; bir kadına saldırmak, bir çocuğa tecavüz etmek, bir hayvanı tekmeleyerek aralarında kahkahalar atmak, eş cinsel birini görünce tövbeler etmek. Gelişimini asla tamamlayamamış ve tamamlayamayacak, sonrasında geberip gidecek tipler bunlar. Tek başlarına bir şey yapamazlar. İşte böyle korkak tiplerdir aslında.  Ya ellerinde bir silah ile görürüsünüz bunları ya da bir bıçakla. Yani yalnız kalamazlar asla, kendilerini başka türlü de koruyamazlar. Ne güzel bir sözle ne de gerçekten delikanlı bir sohbet içinde asla göremezsiniz bunları. Beyinlerinin vücudunun hangi uzvundan ibaret olduğu açıktır. Ancak mahallenin de en bıçkınlarıdır, her şeyi bilirler bunlar. Öyle derler. Vay vay. Yesinler sizleri.

Athena’yı tebrik ediyorum. Normallerden çok uzakta yaşayan bir toplumda böyle bir klip ile kanayan bir yaraya parmak bastıkları için. Çok eleştirilecekler, ahlak bekçileri iş başına geçecek ancak doğruyu doğru bir şekilde anlattıkları için helal olsun diyorum.


Kovalıyorsun kendi kendini
Hayat buysa ben yokum der gibi
Dönüyorsun hep aynı yere
Yeni baştan başlıyormuş gibi

Sar yaranı mikrop kapmasın
Varsa bir bardak su iç üstüne
Geçer geçer biraz aslında
Sonra bir bakmışsın, boş bir oda

Ayartıyor kalbini
Dolaşırsa kanında deli deli
Erirsin de çaresi yok
İncitiyor dur sakın ses etme

Bu satırı sen yazdın bu onun suçu değil
Öyle ol istedin, geber istedin
Teker teker nasıl yazdınsa
Öylesine bakmışsın
İşte o kadar

Kırar gibidir
Sever gibidir
Aslında sever gibidir


Yorumlar

yorum