maxresdefault_1024x576Bundan yıllar önce bir çiftin nikah merasimine dahil olmuştum. Öyle şaşalı bir salonda değil, bildiğimiz evlendirme dairesindeydi. Kız tarafı da, erkek tarafı da son derece karşıydılar bu evliliğe fakat çiftimiz kararlılığını belirtince yapacak bir şeyleri kalmamıştı. Orada, o düğün salonunda nikah memurunu beklerken öyle bir hava vardı ki, düğün değil sanki taziyeye gelmiş bir topluluk. Salon ikiye ayrılmış bir oturma düzenine sahipti. Ortadan geçiş için bir koridor… Bize göre sol tarafta gelinin karşısında, gelinin ailesi, sağ tarafta da damat ve ailesi. Salon uzunlamasına ikiye bölünmüştü. Bir taraf diğeriyle bırak konuşmayı, ortada duvar varmışcasına birbirlerine bakmıyorlardı. Herkes çok ciddi kaşlar çatılmış.

Ben de en arkada tarafsız bölgeden olan biteni izliyordum. Ve nikah memuru salona giriş yaptı.

Sessizlik.

Nikah memuru gelin, damat, şahitler, izleyiciler klasik konuşmasını yapıtı ve geline döndü, “Evlenmeyi kabul ediyor musunuz?” diye sordu. Gelinden ortam gibi soluk bir “evet” geldi.

Sessizlik.

Tüm o gerginliği ve sessizliği bozarcasına en arkadan “BRAVOO” diye bağıran ben deli gibi salonu çınlatırcasına alkışlamaya başladım. Salondaki nikah masasına odaklanan herkes odağını bana çevirdi. Önce şaşkınlık hali ve sonra bana eşlik etmeye başladılar ve alkışlar önce alçak başlayıp sonrasında kıyamet oldu.

Nikah memuru bu sefer damada “Evlenmeyi kabul ediyor musunuz?” diye sordu ve “evet” cevabı geldi. Salondakiler aynı şeyi yapacak mıyım diye dönüp bana baktılar. Bu sefer şaşkınlığın yerini tebessüm almış suratlarda. Ben yine ellerim parçalarcasına alkışlayınca bana eşlik etmeye başladılar. Gelinle damadın bana minnettar bakışlarıyla töreni sonlandırdık. Çıkarken suratlar daha gevşemişti, en azından tebessüm ediyorlardı.

Yakın zamanda o damat ile görüştüm. Daha görür görmez o minnettar bakışlar belirdi yine yüzünde. Kahkahalarla o günden bahsettik. Güzel bir anı olarak en yukarılara taşıdık bu olayı.

Merak ediyorsunuz o çiftin şu an ki durumunu değil mi? Hiç önemli değil. Sonra ki süreçte başlarına ne gelmiş olursa olsun, nasıl dertlerle başa çıkmaya çalışmış olurlarsa olsun o ana bakıp gülümseyerek bahsedebiliyorsak doğru bir şey yapmışız demektir. Bence bu her şeye değer. Kim en doğru kararı verebilecek erdemde? Mühim olan ne istediğini bilip arkasında durmaktır…

Yorumlar

yorum