Merhaba düşüm
Yarım kalmışlığım, şimdilerde çokça fazlalığım
Bak ben geldim
Adam etmeye çalıştığın çocuk
Neden ve niye sorularıyla mideni bulandırmayacağım
Hem senden sonra unuttum ben soru sormayı da
Senden sonrası demişken
Ne çok isterdim senden sonrasını anlatabilmek
Güneş ve ay döngüsü arasında ezilip un ufak olmamı
Yıkılmış bir şehrin enkazında umudu yaşatmak adına
Defalarca kendimi ölüme atışımı
Kahvemsi her çift gözde bakışlarını aramamı
Yüreğe düşmeni bir gülme tutağında, ayaklarıma dolanan çaresizliği
Neyse ağlamak tutmasın seni, anlıyor musun beni

woman-in-red-dress-paintingDüşüm !
Hüzün yanım, apansız bastıran sancım
Ben geldim
Bak yoksulluğumdan şarap arttı bir şişe
Hatırla birlikte öğrenmiştik şarap içmeyi
Kutsallarımız üzerine ant içmiştik
Dudak dudağa, nefes nefese görecektik dipleri
Ne kutsallarmış be!
Ne dudak kaldı şaraba
Ne de bundan öte görülecek dip

Düşüm!
Yapraksız ağaçta talana uğramış yuvam
Gayri istemem senden, merhem olmanı
Vakit geldi gitmeliyim, bir vakitler gitmelerin senden söz ettiği gibi
Yüküm ağır yol üstü bir yerde heba olmasın
Al sana emanet gülüşlerim
Bak şuraya şişenin dibine bırakıyorum
Sarhoş olunca benim içinde bir yıldız tut gökyüzünden
Olurda kaybolursa, göz yanılmasına ver
Sonra gül bizim için, anlıyor musun beni


Yorumlar

yorum