Gece karanlığı çökünce bütün canavarlar ortaya çıkar… Akşam çökünce sevmediğin/sevdiğin bu şehrin üzerine, çok da önemli değil oysa nerede ve ne şekilde, derinlerde yatan devler uyanır içinde. Bazı duyguları sadece gece yaşar insan. Karanlık sever. Karanlıklardan beslenir bazı duygular. Uzun metraj bir filmin kamera arkasıdır aslında geceler. Asıl mesele geceleri gerçekleşir. Sonra kurgu, sonra montaj, birkaç sahne kesilip atılır, oto-sansür/sansür tam yerine koyulur. Gündüz kuşağı gösterimine hazırızdır. Oysa mesele bu değil. Meselenin sadece arka planı; zemini hazırlayan etkenlerin serim, düğüm, çözüm meselesinin serim kısmı.

Korkular karanlığı sever. Karanlıktır her türlü korkunun beslenmesi için gereken. Sessizlik de suç ortağıdır karanlığın. Bir sorgu masası; karşında karanlık ve sessizlik… Bir müzik çalsa da fonda, bir süre sonra duymazsın onu da. Sorgu sandalyesinde kendin… İğrenç, yamuk, sarkıt bir loş sarı lamba tepende… Ve başlar gece savaşları. Galibi bellidir de ses çıkarmazsın. Savaşmaktan korkuyorsun, diyemezsin kendine.

Harala gürele, tik tak tik tak…

butadreamwithinadream_900_by_kingabritschgi-d7k81px_1024x763Bombalar yağar malum yerlerine bedenin. Bir bir düşüyor bedenin izdüşümleri lanet olasıca bir çıkmaz sokak girişine. Taraflardan biri çoktan firar etmiş. Geride kalan Don Kişot düşlerinde. Yel değirmenleri yapmış sevgisinden tek tek. Hangisini vurmalı önce? Don Kişot halt etmiş yanında. Bu kılıç yarası iyi durdu kalbinizde. Birkaç darbe de kendinize… Don Kişot değilsin sen, öğrensene!

Gün doğarken yorulur taraflar; beden ve yel değirmenleri… Başka bir savaş başlar güneşin peşi sıra. Yel değirmenlerinin onarılma zamanı, geceye kadar…

Sabah trafiği, uyku modu, standby havası…

Tıkır tıkır, tıkır, tak… Word’ü kaydet, excel aç… Mail forward, mail back, aç, yaz, kapa, gönder, ilet…

Vantilatör savaşları, yazıcıdan çıktı geldi. Açılması ertelenen telefonun sesi…

Akşam trafiği; sabahın tekrarı… Standby kaçınılmaz.

Varsa akşam tatavası, yoksa birkaç dizi, film izleme çabası. Ve yel değirmenlerinin ziyaret zamanı. Ve o tüm korkuların karanlığı sever… Gecenin katran karası döşüne yaslar bütün dertler başını.

Oysa bunların hepsinin gözüne batışının bir tek sebebi vardır; artık gelmeyen günaydın mesajları…

 

Yorumlar

yorum