Keçileri kaçırmak, bu sözü kullanmayanımız yoktur. Çoğu deyimin olduğu gibi bunun da bir hikâyesi var, ben de bir tesadüf eseri öğrendim.

Yıllar yıllar önce, Burdur’un bir köyünde geçiyor olay:

Bir çoban keçilerle ilerlerken öğlen sıcağı bastırıyor ve bir ağacın altına oturuyor ve uyukluyor. Kısa süre sonra uyanıyor ama keçiler yok… Koşa koşa köye geri gidiyor. Köy halkına soruyor keçileri gördünüz mü diye, ama kimse bilmiyor. Öğlen sıcağı geçtikten sonra bir de bakıyor, keçiler o uyukladığı ağacın oradalar.

Ertesi gün, süreç yine aynı şekilde ilerliyor. Köylüler çobanı görünce yine keçileri kaçırmış diyorlar tabi. Ama keçilerin kaybolma gizemi devam ediyor. Çoban olayı çözmek için bir sonraki gün yine aynı yere gidiyor sürüyle ama bu sefer uyumuyor ve keçileri takip ediyor. Keçiler ilerideki dağın yamacındaki bir yarıktan teker teker içeri giriyorlar. O girdikleri yarık, Türkiye’nin 1965 yılında ilk turizme açılan mağarası, İnsuyu Mağarası’dır…

İnsuyu Mağarası, Burdur-Antalya karayolunun 13. kilometresinde Mandıra köyündedir. Bazı yerleri 80 metre genişlikte olan, 597 metresi turizme açılmış, son bilgilere göre ise 8350 metre uzunluğunda yatay bir mağara olduğu anlaşılmıştır, ve Türkiye’nin en uzun mağaraları arasında yerini almıştır. Araştırmayı yapan ekip, bunun toplamda en az 10000 metre kadar olduğunu fakat henüz keşfedilmediğini bildirmiştir. Kalker tortulanmalarından, türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerine bakılarak mağaranın binlerce yıl evvel oluştuğu tahmin edilmektedir. Mağara içinde irili ufaklı 9 göl mevcuttur. Günümüzde sadece en büyük olan kalmış, geri kalanları kurumuştur. Sebebi ise etrafta bulunan tarlalar için kullanılan sulama sistemleridir. Mağara içinde serin ve temiz bir hava hâkimdir. Yazın dahi içeride üşümeniz mümkündür. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Birinci Derece Doğal Sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Yorumlar

yorum