Kanlıca mantarı, çam ormanı olan neredeyse her yerde sonbahar yağmurlarından sonra görülür. Ters şemsiye şeklinde turuncu bir mantardır. Kolaylıkla karıştırılacak mantarlar da mevcuttur bu ormanlarda. Emin olmadan yememenizde fayda var. Göknar ve kayın ağaçlarının diplerinde yetişenler daha açık renkli olur ve bunlara “al kanlıca” adı verilir. Mantarın adı, büyük bir porsiyon yendikten sonra idrar renginin kırmızılaşmasından gelmektedir. Ama bunda korkulacak bir taraf yoktur. Başınıza gelirse merak etmeyin, bir şeyiniz yok…

Zemindeki çam iğnelerinin altında gruplar halinde ya da tek tek görülürler. Genellikle iğnelerle tamamen kaplı oldukları için başlarda, bulunması bir hayli zor olsa da, bir süre pratik yaptıktan sonra metrelerce ileriden fark edebilirsiniz. Özellikle sulak yerlerde yetişenler kolaylıkla sinek larvalarının istilasına uğrarlar. Toplanan mantarlar ortasından boylu boyunca kesilerek bu durum kontrol edilmelidir. Eğer var ise larvalı kısımlar kesilip atılır. Hem bu nedenle hem de sertleşmiş olabileceği için çapları 7-8 cm’den büyükleri toplamamak daha iyi olur.

Yöreye göre ismi Çıntar, Çam mantarı ve Melki mantarı olarak da bilinir.

Mantarın eti beyazdır. Fakat kesildiği veya zedelendiği zaman, çıkan sıvı portakal rengindedir. Bir süre sonra bu renk önce şarap kırmızısına ardından da yeşile dönüşür. Kendine özgü hoş bir kokusu vardır.

Tadı, et ve türevlerine benzer. Birçok pişirme tekniği olsa da, benim tavsiyem, evde iseniz tereyağında kızartın, doğadaysanız sönmüş ateşin közünde bir çöp takarak şiş şeklinde pişirin.

Bu mantarı bazı pazarlarda bulabilirsiniz ama tazeliğini iyi kontrol etmelisiniz. Dönemine göre bazen 50 liraları görebiliyor. Yurt dışına ihraç edilen bu mantarların, İtalya gibi bazı ülkelerde satış fiyatı ise kilo başına 300$’ı bulabiliyor.

 

Yorumlar

yorum