Gençliğimin en heyecanlı anlarında bana ev sahipliği yapan güzelim İstiklal Caddesi‘ni patlattılar yine. Heyecandan avuçlarımın terlediği Galata‘nın rotasını kana buladılar. Tabii patlamadan 12 saat önce orada olmamın da etkisi büyük ki çok derin sızılar hissettim. Balo Sokak‘a kaçıştığımız anlar, Tünel‘e kadar koşmaya çabaladığımız, kimi zaman da EspressoLab‘te oturup bir kahve içtiğimiz caddemizi patlattılar. Benim içim kana bulandı. Derinlerde bir yerlerde parçalarımı kaybettim. Evden dışarıya adım atamadım birkaç gün. Bugün caddede biraz yürüdük arkadaşlarla. Korkmadan, alışmadan yürüdük. Bu güzel İstanbul, küfürlerimizi savurduğumuz caddeleri ile güzeldi. O lanet trafiğin çekiciliği ile güzeldi. Kulağımda bu güzel şarkıyla adımladım biraz, “gül canım kızım, siyah halinden sorumlu var.” derken ben de eşlik ediyordum. Gelin bugün birlikte eşlik edelim.

Neyse, Siyah diye bağırsın biz de eşlik edelim!

Yerim yokmuş bu bahar
Dilim eksik, omuzlarım dar
Bugün olmadı, bayram gelsin yarın
O sabaha dek yazgım gözümle dünya

İsyan olmuş, deprem olmuş
Yuvam, sevenim, annem siyah almış, melek olmuş, sağır
Mahrum her sözüm çığlık, feryat, figan olmuş
Gül canım kızım, siyah halinden sorumlu var

Uçurtmam şahit
Yaram, farkım, yarım adım
Unutmam
Niyetin güzel imiş inatla
Yetersizliğim, görünmez kızımsın aslında

İsyan olmuş deprem olmuş
Yuvam, sevenim, annem dilsiz sırdaş, melek olmuş, sağır
Mahrum her sözüm çığlık, feryat, figan olmuş
Gül canım kızım, siyah halinden sorumlu var

Yorumlar

yorum