Merhaba sevgili okurlarımız. Uzun zamandır sesimiz çıkmıyordu ya da size böyle hissettirdik biliyorum. Sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda biraz durgunduk. Aslında ve aksine durgun hiç değildik, çok yoğun bir çalışma ve araştırma dönemi geçirdik Vagon ekibi olarak. Çok çalıştık, güzel yorulduk. Bu geçen zamana “fırtına öncesi sessizlik” tabiri cuk diye oturuyor kanımca. Büyük hayallerimizin ve hedeflerimizin gerçeğe dönüşmesi için çeşitli görüşmeler yaptık, projeler hazırladık. Zaman ilerledikçe, yayım hayatımız devam ettikçe ve kalemlerimizi sehpaya bırakana dek bu güzel planlarımızdan sizi tabii ki haberdar edeceğiz. Sizlerin de katılımı ve desteği ile Vagon’u çok güzel yerlere getireceğiz.

Bu çalışma dönemi içerisinde aldığımız bir karar doğrultusunda aylık çıkan dergimizin Aralık ayı sayısını çıkarmayıp, Ocakta sizlere sunmaya niyet ettik nedeni ise yeni yılın getirdiği yenilenme enerjisinin aramızdaki etkileşimi çok daha samimi bir konuma getireceğini düşünmemizdendir. Samimi diyorum çünkü biz takipçilerimizle, yazarlarımızla ve diğer tüm emekçilerimizle bir Vagon Ailesi kurmak için bu yola girdik. Yeni yılın hemen başında bize ulaşabileceksiniz. Güzel sürprizlerimizle, keyif alacağınızı düşündüğüm yazı ve yazarlarla sizlerle olacağız.

Ayrıca;

Ülkemizde süregelen umutsuzluk hali, son yaşanan terör olayları ile daha da derinleşmekte, farkındayız. Bu ülke, bu halk gerçekten bunları hak etmiyor. O kadar çok ortak yönümüz var ki aslında herbirimizin, her kültürümüzün; artık bu sağlam bağlarımızı bile göremez hale geldik, getirildik. İşte biz tam da burada bu birlikteliği ortak bir dille sizlere ulaştırmak isteyen, bu farkındalığı tekrar yaratmaya çalışan bir platformuz. Muhalif düşüncelere sahip yazılarımızın olması da gayet doğal çünkü sorguluyoruz, öğrenmeye çalışıyoruz, öğreniyoruz her geçen gün çünkü yaşıyoruz, tanık oluyoruz. Öğrendiklerimizi size aktarmaya çalışıyoruz naçizane, bazen sürçü lisan ediyoruz lakin tabii ki de edeceğiz, öncelikle insanız ve bu toprakların evlatlarıyız. Duygusal gelgitler içerisindeyiz. Ölen insanlarımızın olduğu ve bunun rutin bir alışkanlık haline dönüştüğü bir coğrafyada nasıl sessiz kalabiliriz, nasıl haykırmayız. Konuşalım, tartışalım !  Hepimiz hangi düşünceden olursak olalım fikirlerimizi özgürce söyleyebilelim, yapalım kavgamızı ancak saha içinde olan saha içinde kalsın, oradan çıkınca bizi birbirimize bağlayan o ortak bağlarımızı da asla unutmayalım. Bu şekilde , saygı raconu içerisinde ancak bu toprakları daha da yaşanılabilir bir hale dönüştürebileceğiz ve dönüştüreceğiz elbet.

Son olarak;

Vagon Dergi olarak bu hain terör saldırısını lanetliyoruz.

Ülkemize, resmi ve sivil güvenlik görevlilerine, Beşiktaş Kulübü çalışanlarına, taraftarlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz,

Hayata gözlerini yuman emniyet mensuplarının ve vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz.

                                                            Yazı İşleri  – Görkem Türeyen

 

Yorumlar

yorum