Tarihsel arşivimizden bu sefer sizlere 1940’lı yıllara ait, yaklaşık 10 dakikalık bir bilimsel propaganda filmi sunuyoruz. Ancak Vagon Dergi olarak uyarımızı önden yapalım: Hayvansever arkadaşlarımız için biraz yüksek dozda rahatsız edici görüntüler içerebilir. Filmin siyah beyaz oluşu kan görülmemesi adına bir avantaj ve büyük ihtimalle de sahte olduğu iddia ediliyor.

Hayvanlar üzerindeki deneylerin varabileceği boyutlar açısından korkunçluğu düşünülünce aslında filmin -sahte de olsa- önemi ortaya çıkıyor. İnsanlık bu tarz bilim uğraşılarıyla sonuna dek mücadele etmeli mi? Yararı nedir? Bir insan, organları bir kazada parçalanıp ayrı ayrı kalsa da yaşatılmaya devam edilmesini ister mi? Ya da organların (özellikle beyin, kalp vb. yaşamsal önemdekilerin) işleyişlerinin anlaşılması illâ ki bu tarz deneylere mi bağlıdır?

Kalp-akciğer arasındaki küçük kan dolaşımıyla, vücuda giden büyük dolaşımı mekanizmalarının anlatılması filmin görsel anlamda tek bilimsel artısı denebilir. “Böyle berbat bir şeyde bile mi iyi yan arıyorsun?” demeyin, “Yaşam iyinin içinde kötü, kötünün içinde de iyilerin olduğu bir şey” değil midir?…

Filmde Sovyet doktor Sergei S. Bryukhonenko’nun gövdelerinden ayırdığı köpek başlarını bir kalp-akciğer makinesine bağlayarak nefes almalarını ve canlılıklarını sürdürmelerini sağladığı görülüyor. Sahne çekimlerine dikkat edilirse gerçekten sahte olabileceği düşünülecek olan film, bir Sovyet kışkırtması olarak zamanında Batı dünyasında büyük çalkantılara yol açmış.

Kömür Karası filmimize hazırsanız, burada:

Yorumlar

yorum