Yağmaya uğradı gönül şehri
Taş, taş üstüne de bırakmadılar kalpte
Aşkın kurumuş kan izleri her yerde
Dosttan yenmiş çalımlar yatıyor yüz üstü yerde
Ey yer, gök bu nasıl acı
Bu ne çekilmez sancı
Açık yaralara tuz doldurup dikilmiş sanki
Bütün notalarda esrarengiz, acımsı bir tat
Sözcükler fahişeler kadar ruhsuz ve çaresiz
Zaman anıların üstünü başını yırtmış
Nereli olduklarını unutuyorum artık
Sığınmışım ucu acık bir yalnızlığa
Zulamda insanlık kadar eski bir harita
Haritada insanlıktan çok öteye bir yol
Kırılıp gidiyorum inlerime iniltilerle
Karanlık damlıyor geceye sessizce
Donup kalıyor gözlerim görünmeyen kapı eşiğine
Ah bilseniz o görünmeyen yerde neler görür bu gözler
Gitmeler ölüm gibi öte yana, cinayetler ulu orta öylesine
Ruhum astımı tutmuş solist bir final sahnesinde
Ruhum sara nöbetini ile çarpışan bir düşünür
Düşünmese de düşürür
Ruhum bütün seslere sağır bütün renklere kör
Karalandı, kirlendi bu sayfa da
İzlerini taşıyacak tertemiz onlarca sayfa daha
Bir ihtimal yakılmalı
Düşündükçe bin bir ihtimal daha


Yorumlar

yorum