01_12112429_dbcc19_2737735a_1024x683Takımın başına getirildiğinde homurtuların sezon sonunda şampiyonluk sevincine dönüşeceğini kim bilebilirdi ki? Bir sır vereyim bunu Ranieri bile bilemezdi.

Teknik kariyeri Yunanistan hezimeti ile bitmişken (yazar burada Yunanistan milli takımını çok kolay bir grupta havlu atmasına sebep olmasından bahsediyor.) Leicester’ın başına geçmesi elbette sorundu. Ama göze kötü gelmeyen, 3-4 pasla gole giden bir takım oluşturması ve sonunda kupayı kaldırması tabii ki de onun da  başarı saç ayaklarından birisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. (Benim gözümde halen iyi bir teknik adam olmasa da.) Yazımda değineceğim onun bize bir kişisel gelişim dersi vermiş olduğu. Hem de öyle nasıl zengin olursunuz, asıl yetenek sizsiniz vs. diyerek değil, unu bize örnekle göstermiş olması bile bu yazıyı yazmama yeter de artar bile.

Gelin şimdi Ranieri’nin Yunanistan macerası sonrası yanlışı fark edip o yanlıştan nasıl döndüğünü görelim. Raineri işlerin yanlış olduğunu ve kendisinin yenilemesi gerektiğini anlamış olacak ki her fırsat bulduğunda Almanya’ya giderek Jürgen Klopp ve Pep Guardiola’nın antrenmanlarını, maçlarını yakından takip etmiş. Bunun sonucunu zaten hepimiz biliyoruz. (Premier Lig şampiyonluğu bilmeyenler varsa diye yeniden yazdım. Hatta şuradan okuyabilirsiniz: Peri Masalı Gerçek Oldu: Leicester City)

Sonuç olarak mesaj kaygısı güdersek Raineri’nin şu sözüne kulak verelim:
“Futbol ve hayat böyledir; açık fikirliyseniz, hep daha fazlasını öğrenebilirsiniz.”

                                                                                             Muhammet Selçuk

claudio_1024x670

Yorumlar

yorum