Bu ülke kurulduğu günden bugüne birçok zor dönemden geçti, biz de bu arada büyüdük adam olduk. Korku dolu bir neslin; yetmişlerin, seksenlerin tohumlarıyız. Yaşananları okuduk, dinledik, kendimize göre fikir sahibi olduk. Öğrendiklerimize inanmak istemedik çok kez. Büyüklerimizle konuştuk, tartıştık; kafamızda öyle dehşet dolu yansımaları vardı ki bu olanların, daha kötüsünün olabileceğini düşünemedik hiç. Ama anladık ki daha kötüsü olabiliyormuş, yaşananlar tekrar yaşanabiliyormuş. En acısı da, bu topraklarda yaşayanlar giderek birbirinden uzağa düşüyor. Birbirimize “vatan haini” diyebilmek, bu ülkeye olan sevgimizi ölçebilmek için yarışır hale geldik. Alçaldık. Öyle kesin ve keskin çizgilerle çizildi ki farklılıklarımız, ne vicdan kaldı sesini duyduğumuz, ne merhamet kaldı, ne insan sevgisi içimizde.

Uluslararası Hukuku, Türkiye Cumhuriyet’inin Anayasa’sında kalın harflerle yazılmış bir tümceyi savunmaktan bile korkar hale geldik. Kimseye söyleyecek sözümüz yok. Suçlu içimizde, siz, biz, yönetenler, yönetilenler… Halimiz duman. Birbirimize bağlanmamızı sağlayan incecik bir iplik vardı; pamuk ipliği dedikleri… Koptu, kopacak…

Koparmayalım Arkadaşlar… Bu kadar kolay teslim olmayalım bölünmeye, ayrışmaya, birbirimize kıymaya. Beraber yaşayabilmek için öğrenmemiz gereken tek şey var, saygı. Birbirimizin yaşama hakkına, fikrine, özgürlüğüne saygı…

Çok zor bir dönemden geçiyoruz, ne yazık ki böylesi dönemlerle ilgili deneyimi fazla olan bir toplumuz. Hafızamız zayıf, bazen yaşadığımız acıları hatırlamakta zorlanıyoruz, belki de hatırlamak istemediğimiz anılar çok olduğundan. İşte tam da bu nedenlerle, bir an durmalı, bir adım geriden bakabilmeliyiz olanlara. İsin, pusun dağılmasını beklemeliyiz biraz. Soğukkanlılığımızı kaybetmemeliyiz. Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin, kışkırtmaların, propagandacıların etkisiyle insana yakışmayacak davranışlarda bulunmamalıyız en önemlisi. Bu davranışın aslında tam da bizi ayrıştırmak isteyenlerin amacına uygun olduğunu akıldan çıkarmamalıyız.

Bunca acı, bunca ölüm, bunca korku… Artık umut etme zamanıdır. Öfkeyi ardımızda bırakma, birlik olma, sımsıkı durma zamanıdır.

Biz Vagon Dergi ekibi, tüm farklılıklarımızı saygıyla kabul edip bir yana bırakarak darbelere karşı demokrasinin yanındayız!

Güzel günler görebilmek umuduyla…

Yorumlar

yorum