iç 3Müze/sergi  kültürü pek gelişmemiş kişiler için bir kapıdan içeri girip, odalarda sessizce dairesel hareketler çizerek eser incelemek sıkıcı olabiliyor.  Öyle ki aynı arkadaş grubundan bir kişinin koşar adım gittiği bir müzeye bir diğerinin “Ben kapıda seni beklerim” diye girmediği bile oluyor. Müzelerin kapısının önünde ne kadar alan varsa müze sevmeyen insan müzesidir oralar.

Cooper Hewitt Müzesi ise, ziyaretçilerin pasif rollerde gezilerini tamamladıkları müzelere meydan okuyan etkileşimli bir müze. Müzedeki interaktif eserlerin yarattığı bir nevi oyunlu, eğlenceli tasarım müzesi. “Müze gezmekten nefret edenler için en iyi müze” olarak anılan mekân sessiz sanat gezilerini sıkıcı bulan yetişkinler için birebir. Adeta büyüklere yapılmış bir oyun müzesi.

The pen

Müze geziniz sırasında beğendiğiniz nesneleri toplamanız ve topladığınız nesnelerle elektronik bir masada oynamanız için özel olarak geliştirilmiş kalem “The Pen” müze ziyaretçilerine veriliyor. Kendinize oluşturduğunuz hesap sayesinde geziniz sırasında topladığınız nesnelere ve kendi tasarımlarınıza dünyanın her yerinden ulaşabiliyorsunuz. Ziyaretçiyi eser sahibi yapmanın en teknolojik yolu “The Pen” için;

 

Cooper-Hewitt National Design Museum

141211_EYE_3.jpg.CROP.promo-xlarge

gjennysabin

Genellikle ücretsiz olan Smithsonian Müzeleri arasında Cooper Hewitt Smithsonian Tasarım Müzesi maalesef ücretli. Ancak bu deneyime değeceğinin garantisi ile New York’a yolu düşenlere şiddetle tavsiye edilir.

Google’lamaya üşenenler bonusu:  http://www.cooperhewitt.org/

Gezmeden görseydik bonusu: 

Yorumlar

yorum