Bir pazar gününün daha sonuna gelmek üzereyiz. Yarın yeni bir hafta bekliyor bizleri. Uzun bir tatil döneminin başında olduğumuzdan dolayı bir çoğumuz pazartesi sendromu falan yaşamayacak. Kimimiz bayram sebebiyle büyük ziyaretlerini tercih edecek , kimimiz güneşin ve mavinin buluştuğu o cennet köşeleri. Herkesin kesesine göre artık.

Ancak havalar sıcak, gündem sıcak, hayat ve onun için yaptığımız mücadele daha da sıcak. Bazen kafamızı göğe kaldıracak gücü kendimiz de bulamıyoruz bile. Öyle hızlıca ve olanca yükü ile geçiveriyor vakit. İşte bu anlara uygun bir melodi silsilesini buluşturuyorum sizlerle. Yumruğunuzu sıkın, kendinizi toparlayın, ister bir taburenin üzerinde, ister ayakta; korkmadan kaldırın başınızı mavi gökyüzüne doğru ve oynat tuşuna basın bir an bile tereddüt etmeden. Bırakın, o sihirli melodi tanecikleri taşısın sizi en yukarılara. Kuşbaşı bakın yaşadığınız yerlere, her gün işe giderken kullandığınız kaldırıma, simit aldığınız amcaya, otobüse bindiğiniz durağa… Kendi yaşantınızdan ve onun tüm gerçekliğinden dört dakikaya yakın bir zaman için uzaklaşın. Kendinizle baş başa kalın; yalan olmadan, sahte tebessümler olmadan, size verilen saçma sapan öğütler olmadan…Yaşayın bu anı işte, huzuru bulmaya çalışın içinizde bir yerlerde, gevşetin kendinizi !


All my life, one page at a time

I’ll show you my, my true colors
No I won’t apologize for the fire in my eyes
Let me show you my, my true colors, it ain’t no rainbow
Tüm hayatımı, tek seferde tek sayfa
Sana göstereceğim benim, benim gerçek renklerimi
Hayır gözlerimdeki ateş için özür dilemeyeceğim
Bırak da göstereyim sana benim, benim gerçek renklerimi, bir gökkuşağı değil


Güzel ve huzurlu bir tatil geçirmeniz dileğiyle.

Yorumlar

yorum