Bir vakitler aşk trenine binmiştik
Tek vagonu, çift lokomotifi olan
Gözlerimizde mahzun çocuk gülüşleri
Ellerimiz kutsalların da üstünde kutsallarda
Dalıp gitmiştik o meçhul yolculuğa
Şehvet ve tutku bir olup kulaklarımıza eğilirdi,
derinden gelen fısıltılı can alıcı o ses
Seni seviyorum cümlesi ateşe barutla gitmek gibi
Fısıltılar sürtünürdü trene, sonrası kısa kısa nefes molaları

Göz ucuyla da bakmaya tenezzül etmiyorduk
Sağımızdan ,solumuzdan akan İstanbul’a
Hem istanbul ,meraklı gözlerin yerleşkesi
Oysa; biz merak etmekten daha ilk istasyonda kurtulmuştuk
Bizim için hayat kalpten dile akıyordu aralıksız
Maddesel bir kafadan çok daha ötesi,
arada hatırlayacaklarımda ara bulamadım yani

tumblr_nthhpoWbmg1sv9887o1_1280_1024x682Şimdi ise hayatın trenindeyim bin bir vagonlu
Dört duvar içinde bir pencere kenarında
Benim sandığım her şey ,bensiz bir yolun yolcusu
Sıcak anılara dokunuyorum ,buz kesilmiş yüreğimle
Ellerim ellerini arıyor
Parmaklarım arasında unuttuğum sigara tenimi dağlayana dek
Ülkede benim gibi bu ara, darbe oldu
Dışarda ,kulaklarımı tırmalayan ezan sesi
Seninkiler her zamanki gibi birbirini vurdu
Bir süre “Allah u Ekber” nidaları dinsizliğimi dövdü
Endişe etme çok bir şey yok
Çakallar sürünün bir kısmını yedi yine
Neyse ne, çobanın oyun oynayacağı tutmuş yine
Her neyse

Gidilmemiş istasyonların keşke kısmındayım ben
Hem nereye gider ki vagonsuz lokomotifler
Kim için ,niçin ?
Mühim değil tüm bunlar
Cehennemin dibine gitsin ne çıkar
saat kaç bu arada
günlerden hangisindeyiz
darbe ne oldu
Asker mi ,Polis mi kazandı ?
Biz kaybettik de.


Yorumlar

yorum