Zaman geçtikçe hayatıma şurada yaşayacağım ne ki en fazla 20 ya da 30 yıl daha yaşarım diye bakıyorum.Geçsin diye bekliyorum.Geçmiyor. Aslında biraz da şunun gibi bu. Bankaya gidersiniz bir sıra alırsınız o da ne önünüzde onlarca kişi var. Ama beklemek de zorundasınızdır. Oturur beklersiniz. Mecbursunuzdur. Dersiniz ki madem burada  bekleyeceğim en iyisi bu vakti değerlendireyim . Kitap okuyayım ya da müzik dinleyeyim. Ama gözünüz hep o yukarıda yanıp sönen kırmızı numaralardadır. Ne okuduğunuz kitap ne dinlediğiniz müzik tat vermez. Ah ne yazık ki ahvalimiz budur.

Doğu ile batı kültürü arasında sıkışmış bir ülke. Çok değil 40 yıl önce yağ kuyruklarında beklerken 40 yıl sonra akıllı telefonlara ve teknolojiye kavuşmuş ve sonucunda afallamış bir nesil. Artık derdi yağ ya da şeker alamamak değil derdi evden çıkarken şarj cihazını unutmamak. Ama tabi ki kendisi bilumum kafelerde vanilyalı sütlü çikolatalı içecekleri içip sosyal medyaya atılmak üzere patlayan flaşlara poz verirken evden çıkmadan yediği yemeği ekmekle sıyırdı. Çünkü kuvvetle muhtemel annesi 40 yıl önce o ekmek kuyruklarında beklemişti.

Dünya da pek çok derdi yüklenmeyi kendimize görev bildiğimizden kadınlar da günümüzün ikilemleri arasında sıkışmasa olmazdı tabi ki. Artık dillere pelesenk olmuş bazı modern tabirler var. Örneğin günümüz kadını güzel geçirilmiş bir akşamdan sonra kahve içmeyi reddettiği için kezban damgası yiyebiliyor. Kabul ettiğinde ise sizlerin de  çok iyi bildiği  başka tabirler. Ama kızmayın inanın o da yaşadığı bu dünyada ne yapacağını gerçekten bilmiyor.

fghfghfjkhjk_1024x748Hepimizin kafasından evrene binlerce soru işareti yüklü bulutlar yükseliyor her an. Kimsenin geleceğe dair pek bir umudu yok. Ama bakmayın şimdi şu an kontrol edin sosyal medya hesaplarınızı herkes hepimiz ben sen onlar orada o kadar mutluyuz ki. O kadar kendinden emin, başarılı,zengin güzel … Kendimizi yeniden yaratıp, yarattığımız bizi pompalıyoruz.

Çok samimi bir soru yöneltiyorum. Biz neden böyle olduk ? Bizler  iyi çocuklardık. Kanaatkardık . mütevaziydik. Ne ara nereden geldiğimizi unutup birbirimizi  ötekileştirmeye , hor görmeye , beğenmemeye başladık. Sen busun git senin kimliğinde o yazıyor sen de git. Sen hiç konuşma sen senin cinsiyetin belli değil. Sen tükakasın en çok sen git. Dönüp kalplerimize bakalım dostlar! Kendimize bakıp aslında  içimizde olan o  iyi insanı uyandıralım. Yoksa burada yaşayacağımız en fazla 30 yıl olan zamanı da o yukarıda yanıp sönen numaralara bakıp, ikilemler arasında sıkışıp kendi kimliğimizi aramakla  geçireceğiz.

 

Yorumlar

yorum