maxresdefault_1024x576Bazen insan solundan kalkıyor derler, gerçi ben her gün soldan kalktım kendimi bildim bileli ancak bugün sinir katsayım iki katıyla çarpılmış, üstünde de bol haneli bir üslü sayı mevcut. Olumsuz bir durum yok aslında büyütülecek, nihayetinde insanız böyle zamanlarımız da olacak ki daha iyilerinin değerini bilelim değil mi? Ancak…

Dışarıdaki yağmurun fısıltısı, son ses açtığım eski bir Metallica parçasıyla düet yapıyor. Kafam bir önde bir arkada, dişlerimi sıkmışım farkında bile değilim. Bizi çevreleyen utanmaz sistemin tam orta yerine sövüyorum, ülkedeki her gün duyduğumuz “ne istersen var” saçma sapan haberlere sövüyorum, cahil, beceriksiz seçilmişlere sövüyorum… Yani bu sabah mutlu, huzurlu bir pazar sabahına uyanamadım anlayacağınız, gayet savaşmaya hazır bir viking gibi celalleniyorum. Karalara bürünmüşüm, elimde sipsivri bir kalem, kulağıma söylenen asabi bir şarkı ile. Bazı zamanlar düşünüyorum acaba benim gibi başka sinirlenenler de var mıdır, en samimi duygularıyla, çünkü var ise bir umut da vardır daha yaşanabilecek bir dünya için. Lâkin bazen etrafıma bakıyorum, insanlara bakıyorum aldıkları paracıkları ile gayet mutlular, “dünya bir yerlerine” yaşamaktan gayet de mutlular, zehirlenmişler ancak onlara göre de biz fazla hassasız işte. Onları gördükçe de yelkenleri indiriveriyorum, arkama bakıp kimseyi görememekten korkuyorum herhalde. Uzar gider bu konu dostlar… Ama ben daha fazla uzatmayacağım. Sizi de daha fazla germeyeceğim. Neyse… Bakın ne demiş şair;

Katı, soğuk bir ürpeti içindeyim,
Öldürecek bir şey kalmadı geriye,
Asla görülmedi böylesi daha önce,
Asla soluk alınmayacak bundan sonra… Asla!

 

Yorumlar

yorum